
Kültür Sanat Programı
Kendimize Bir Sahne Açtık: Kültür-Sanat Programı’nın Hikâyesi
Özgür Renkler’in Kültür-Sanat Programı, derneğe sonradan eklenen bir faaliyet alanı değil; Özgür Renkler’in doğuşundan itibaren onunla birlikte büyüyen bir örgütlenme, ifade ve karşılaşma biçimidir.
Hikâyemiz, Gezi Direnişi’nin açtığı dayanışma ve birlikte hareket etme deneyiminin ardından başladı. İstanbul’daki direnişe katıldıktan sonra Bursa’ya dönen bir grup genç, “Neden Bursa’da da hak temelli bir hareket oluşturmayalım?” ve “Neden üniversitede bir LGBTİ+ öğrenci topluluğu kurmuyoruz?” sorularıyla bir araya geldi.
Uludağ Üniversitesinde öğrenci topluluğu kurabilmek için belirli sayıda öğrencinin desteğine ihtiyaç vardı. Özgür Renkler’i kurmaya çalışan aktivistlerden bazılarının Uludağ Üniversitesi Tiyatro Topluluğunda yer alması, iki yapı arasında daha ilk günlerden güçlü bir bağ kurulmasını sağladı. Tiyatro topluluğundaki öğrenciler, LGBTİ+ öğrenci topluluğunun kurulması için yürütülen çabanın parçası oldu.
Üniversite yönetimi resmî bir LGBTİ+ topluluğu kurulmasına izin vermese de bu karşılaşma sona ermedi. Özgür Renkler ile Uludağ Üniversitesi Tiyatro Topluluğu birlikte üretmeye devam etti. 2014’ten 2020’ye uzanan dönemde oyunların hazırlık süreçlerinde, gösterimlerin ardından ve tiyatro festivalleri kapsamında Bursa’ya gelen topluluklarla toplumsal cinsiyet eşitliği, LGBTİ+ farkındalığı, ayrımcılık ve sahnede temsil üzerine eğitimler ve atölyeler gerçekleştirdik.
Bu çalışmalar bize kültür-sanat alanının tarafsız olmadığını gösterdi. Tiyatro metinlerinden rol dağılımlarına, sahnedeki bedenlerden anlatılan hikâyelere kadar sanatın her alanında heteronormatif ve ikili cinsiyet sistemine dayanan kalıplar yeniden üretilebiliyordu. Ancak aynı sahne, bu kalıpları sorgulamanın ve dönüştürmenin de alanı olabilirdi.
Böylece Kültür-Sanat Programı, önceden tasarlanmış bir kurumsal modelden değil; birlikte üretme deneyimimizden organik olarak doğdu. Program, Özgür Renkler’in 2016 yılında dernekleşmesiyle daha düzenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştu.
Bizim için kültür-sanat bir vitrin ya da yalnızca görünürlük aracı değildir. Bir araya gelmenin, kendimizi özgürce ifade etmenin, deneyimlerimizi ortaklaştırmanın, toplumsal hafızayı korumanın ve kamusal alanı dönüştürmenin yollarından biridir.
Program aracılığıyla kültür-sanat alanında üretmek isteyen LGBTİ+’lara öğrenme, deneme, gelişme ve eserlerini izleyiciyle buluşturma imkânı sunuyoruz. Katılımcıların yalnızca belirli bir etkinliğe dâhil olmasını değil; kendi anlatılarını kurabilen, üretimlerini geliştirebilen ve kültür-sanat alanında varlığını sürdürebilen özneler olarak güçlenmesini önemsiyoruz.
Kültür-Sanat Programı aynı zamanda Özgür Renkler’in Destek ve Savunuculuk programlarını da besliyor. Bir atölyede kurulan güvenli ilişki akran dayanışmasını güçlendiriyor; kişisel bir deneyimin sahneye taşınması ortak bir hafızaya dönüşüyor; bir çizim, film ya da sergi ise görünmez bırakılan hak ihlallerini ve toplumsal sorunları kamusal tartışmanın parçası hâline getiriyor.
Yıllar içinde tiyatrodan sinemaya, karikatürden sergiye, stand-up’tan sözlü tarihe uzanan çok disiplinli bir üretim alanı oluşturduk. Atölyeler, gösterimler ve söyleşiler aracılığıyla hem yeni üreticilerin gelişmesini destekledik hem de Bursa’daki kültür-sanat alanlarının daha kapsayıcı hâle gelmesi için çalıştık.
K.Ö.K. – Kentin Öteki Katmanları ile Bursa’nın resmî kent anlatılarında görünmez bırakılan LGBTİ+’ların, kadınların, işçilerin, öğrencilerin ve farklı toplulukların hafızasının izini sürdük. Arşiv, sözlü tarih ve sanatsal üretim aracılığıyla kentin yalnızca anlatılanlardan değil, unutturulan ve anlatılmasına alan açılmayan hikâyelerden de oluştuğunu gösterdik.
Anlat Aşko ile erkek egemen ve heteronormatif stand-up sahnesine kuir hikâyeleri, lubunya mizahını ve kişisel deneyimlerimizi taşıdık. LGBTİ+’ların kendi hikâyelerini yazabildikleri, sahne diline dönüştürebildikleri ve izleyiciyle paylaşabildikleri kolektif bir üretim alanı kurduk. Mizahı yalnızca güldürmenin değil; baskıya karşı söz söylemenin, alan açmanın ve kendi anlatımızı geri kazanmanın bir yolu olarak kullandık.
2016’dan Bugüne Birlikte Ürettik
Kültür-Sanat Programı kapsamında:
-
Tiyatro oyuncularına yönelik 6 atölye,
-
8 tiyatro oyunu gösterimi,
-
3 büyük sergi,
-
12 kültür-sanat söyleşisi,
-
5 film gösterimi,
-
K.Ö.K. ve Anlat Aşko etrafında gelişen 2 kolektif üretim ağı,
-
4 stand-up gösterisi,
-
2 kısa film ve sanat atölyesi projesi,
-
26 çizim ve karikatür atölyesi,
-
4 kültür-sanat ve hafıza çalışması gerçekleştirdik.
-
Bugün Kültür-Sanat Programı’yla LGBTİ+’ların yalnızca sanatın konusu ya da izleyicisi olarak kalmadığı; anlatıcı, çizer, oyuncu, yazar, performansçı ve üretici olarak kendilerine yer açabildiği alanlar kurmaya devam ediyoruz.
Bize Ulaşın
Sorularınız, başvurularınız, iş birliği talepleriniz veya destek olmak istediğiniz konular için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
%20(1).png)